banner25

banner26

27 Kasım 2014 Perşembe

Endustri Magazin Dergisi yeni sayısı hazırlanıyor.
banner29

Evar, kesici takım sektörünü yeniden şekillendiriyor

01 Şubat 2013, 15:12
Bu röportaj 1678 kez okundu
Evar, kesici takım sektörünü yeniden şekillendiriyor
Endüstri Magazin
banner21
banner22
Kesici takım sektörünün en köklü şirketlerinden biri olan Evar Kesici Takım, gerçekleştirdiği yatırımlar sayesinde ürün gamını geliştirirken, Türkiye’de üretilmeyen takımları müşterileriyle buluşturmaya hazırlanıyor. Eğitimden, teknolojiye kadar tüm başlıklarda çalışmalarını hızlandıran Evar, 2013 yılını bir milat olarak görüyor.

Türkiye’de yerli üretimin gelişmesinde stratejik misyona sahip sektörlerden biri olan kesici takım sektörü, rekabetin her geçen gün arttığı ve inovasyonun üst düzeyde uygulandığı bir alan aynı zamanda. Sanayileşmenin temel taşlarından birini oluşturan kesici takım sektörü hızlı bir yükseliş içinde. Bu denli stratejik öneme sahip olan sektörün yerli üretim ayağında ise Evar kalitesi, kullanıcıların her zaman güven duyduğu bir marka olurken, şirket bugünlerde önemli bir atılımı da hayata geçiriyor. Makina Takım Endüstrisi ile olan organik bağı ve Yıldız Holding’in hisselerinin önemli bir kısmına sahip olmasıyla kendini çok daha güçlü bir geleceğe hazırlayan şirket, bu yönde sağlam adımlar atmaya devam ediyor. 2000’li yıllarda kurumsal organizasyonundaki önemli değişikliklere rağmen pazardaki gücünü her zaman korumayı başaran Evar, 2013 ve devamında yerli üretimin en güçlü temsilcisi olma hedefini artık çok daha net bir şekilde ortaya koyabiliyor. Şirketin bu yeni vizyonuyla ilgili detayları konuşmak üzere bir araya geldiğimiz Evar Kesici Takım Satış ve Pazarlama Müdürü Gülhan Kostik, temelleri 1977 yılına dayanan şirketin bugün tüm Türkiye çapında saygın ve tercih edilir bir noktada konumlandığını dile getirdi. Sektörün gelişimi için eğitimden teknolojiye her alanda yatırımları hızlandırdıklarını vurgulayan Kostik, şirketin uzun vadeli projelerini MetalMakina Dergisi okuyucuları için anlattı.

Kurumsal organizasyonunda gerçekleşen yeniden yapılanmayla birlikte Evar önemli bir değişim süreci geçiriyor. Bu çerçevede şirketin geçmişten bugüne uzanan başarı hikayesini özetler misiniz?

1977 yılında Elginkan Holding tarafından kurulan ve grubun ihtiyaç duyduğu takımların üretimini gerçekleştiren Evar, o dönemde Warrior firmasının satın alınmasıyla faaliyetlerine başladı. İlerleyen dönemde Türkiye’nin en eski takım üreticisi konumunda bulunan Makina Takım tarafından satın alınan Evar, geçtiğimiz aylarda Yıldız Holding’in Makina Takım hisselerini Transtürk Holding’den devralmasının ardından yeniden şekillenen kurumsal organizasyonuyla faaliyetini sürdürüyor. Borsada konsolide olarak işlem gören şirketimiz finansal anlamda Makina Takıma bağlı iken, yönetim organizasyonu özellikle Yıldız Holding bünyesine geçtikten sonra bağımsız bir anlayışla yönetiliyor. Evar’ın yönetimi; üretim, finans ve satış-pazarlama unsurlarından oluşuyor ve yapı kendi içindeki tüm kararları Evar’ın vizyonu çerçevesinde şekillendiriyor. Bu yapı Evar’ın özellikle Anadolu’da elde ettiği başarının daha da ileriye götürülmesi için esneklik sağlarken, Makina Takım’ın birikimi ve teknolojisi de inovatif üretimlere güç katıyor.

Standart ve özel ürünlerin üretimini Tekirdağ’daki fabrikasında gerçekleştiren Evar, Anadolu’daki güçlü bayi ağı ve butik üretim anlayışıyla ülkemiz sanayinin gelişiminde kendi alanında önemli bir misyon üstleniyor. Kayseri, Ankara, Konya, Gaziantep, Adana, Eskişehir, Bursa  gibi sanayi merkezlerinde güçlü bir yapılanması bulunan şirketimizin özellikle son kullanıcıya odaklanan üretim stratejisi, pazarın değişen taleplerine hızlı bir şekilde yanıt verebilmemiz adına da önemli bir avantaj sağlıyor.

Evar’ı pazarda bu kadar aktif ve tercih edilir kılan avantajları sıralamak gerekirse neler söyleyeceksiniz?

Evar’ın stratejik bir alan olan kesici takım sektöründe yerli üretim yapması başlı başına bir tercih nedeni aslında. Ama elbetteki bizi farklı ve tercih edilir kılan değerler bununla sınırlı değil. Pazarda çok iyi organize olmuş bir şirketiz. Türkiye’de sanayinin çarklarının döndüğü her yerde Evar bayileri ve satış ekibi vasıtasıyla en üst düzeyde çözüm sunuyor. Bunu yaparken müşteri memnuniyeti bir slogan değil, bir gerçek olarak hayata geçiriliyor. Müşterilerimizin ihtiyaçlarına en iyi yanıtları verebilmek adına teknolojik altyapımızı ve ürün çeşitliliğimizi geliştiriyoruz. Bununla ilgili yaklaşımımızı özetleyecek birçok örnek var. Mesela Türkiye’nin en önemli savunma sanayi kuruluşlarından biri yeni bir silahın üretimi için özel takımlara ihtiyaç duydu. Biz bunu öğrendiğimizde görüşmeye gittik. Halihazırda Amerika’dan getirttikleri özel takımlarla üretimi gerçekleştiriyorlardı. Biz de ihtiyaçlarını belirleyerek özel bir uç geliştirdik. Ürün başına 50 lira gibi maliyeti vardı. Rakamın biraz yüksek olduğunu düşündüğümüz için  biraz çekinerek de olsa teklifimizi sunduk. Ürünü alıp fiyatına baktıklarında, “Bu fiyattan emin misiniz?” diye sordular. O an fiyatı çok yüksek bulduklarını düşündük. Ama görüşmeye tekrar gittiğimizde aynı işi yapan ürünü Amerika’dan 250 dolara mal ettiklerini öğrendik. İşte Evar’ın farkı da burada ortaya çıkıyor. Biz müşterilerimizin hem standart, hem de özel bütün ihtiyaçlarına takım üretebiliyoruz. Böylece hem yurtdışına giden para ülkemizde kalıyor, hem de her gün değişen ihtiyaçlar paralelinde biz de üretimimizi yenilikçi bir zemine oturtabiliyoruz. Benzer örneklerle birçok kamu kuruluşunda karşılaştık. Evar, yerli üretimi müşterilerini verimli ve rekabetçi kılan kalite ve fiyatlarla gerçekleştiriyor. Bu anlamda geldiğimiz noktadan da çok memnunuz.

Evar üretim teknolojisinin geliştirilmesi için önemli yatırımlara da imza attı. Bu yatırımlar hakkında bilgi verir misiniz?

Evar, teknolojisini özellikle son üç yıl içerisinde önemli ölçüde geliştirdi. Halihazırda var olan Makina Takım’ın yarım asrı aşan bilgi birikimi ve deneyimi Evar’ın elini güçlendiriyor. Belirttiğim gibi son üç yıl içerisinde önemli yatırımlara imza attık. Bu ivmelenmede Transtürk Holding’in Yöneticisi Emir Süren’in etkisi büyüktür. Çünkü o zaman diliminde üretim teknolojisinin geliştirilmesi adına kendisi yoğun çaba gösterdi.

Krizden sonra piyasanın yeniden yapılanmasıyla birlikte üretim kalitesi adına daha çok yatırım yapmamız gerektiğine karar verdik ve bunun için harekete geçtik. Dönemsel olarak finansal zorlukların arttığı bir süreçte teknoloji yatırımı yapmak çok kolay değildi. Bu yüzden kendi satın alma modelimizi geliştirdik. Türkiye çapında birçok bayimiz var ve bunlar arasında makina satan firmalar da bulunuyor. Biz de bir bayimizle anlaşma yaptık ve onun vasıtasıyla  ilk adım olarak bir CNC Torna aldık. Anlaşmayla hem bayimiz kazandı, hem de biz. Bunu takip eden ikinci yatırımımızın ise ilginç bir hikayesi var. Avrupa’daki makina sanayi kriz nedeniyle daralırken, üretim teknolojisini yenilemek isteyen firmalar için  bazı avantajlar doğurdu. Böyle bir ortamda Türkiye’de ilk defa altı eksenli taşlama makinasını biz satın aldık. Bu yatırım, ürün kalitesi ve özel ürünlerin geliştirilmesi için büyük önem taşıyordu. Ancak makinayı alıp kurduktan sonra önemli bir sorunla karşılaştık. Makinanın  kullanılabilmesi için operatörlerin iyi bir şekilde eğitilmesi gerekiyordu. Bu eğitim içinse yaklaşık 6 ay sonraya gün verdiler. Ayrıca eğitimi sadece belirli işleri içeren uygulamalar için veriyorlardı ve istenen her eğitim için oldukça yüksek meblağlar istiyorlardı. Biz de bunun üzerine o fabrikada çalışan bir Türk mühendis arkadaşımıza rica ettik. Geldi, merkezin nasıl kullanılacağını gösterdi. Biz de şirkete verdiğimiz eğitim talebini geri çektik. Bu örnek bile ülke olarak kendi teknolojimizi ve üretimimizi geliştirmemizin ne denli önemli olduğunu ortaya koyuyor. Yoksa ne kadar bütçe ayırırsanız ayırın, aldığınız teknolojiyi bile sınırlı kullanmak durumunda kalıyorsunuz.

2010’dan bugüne kadar farklı özelliklerde 10 tane daha makina aldık. Bunun yanı sıra lazer markalama sisteminin de dahil olduğu bir dizi yatırım gerçekleştirdik. Sürecin devamı için yatırımlarımız artarak sürecek. Yıldız Holding bu anlamda büyük destek veriyor.

Söz konusu yatırımlar üretiminize ve pazardaki etkinliğinize nasıl yansıdı?

Geçtiğimiz iki yıl içinde satışlarda yüzde 200’e varan artış yakaladık. 2013 yılında üretimimizi bir milyon adet daha arttırmayı planlıyoruz. Daha önce üretmediğimiz takımları da üretmeye başladık. Bizim için hayati unsur müşteri memnuniyetidir. Müşterilerinizin beklentilerine en iyi yanıtı verdiğiniz zaman pazar başarısını da garanti altına almış oluyorsunuz. Bunu da yatırımlarla desteklediğiniz de Evar’ın hikayesi çıkıyor ortaya. Kesici takım sektörü gerçekten stratejik bir alan ve bu alanda faaliyet gösteren yerli bir üretici olarak görevimizi en iyi şekilde yapmaya gayret ediyoruz. Kullanıcılarımız da bu gayreti görüyor ve takdir ediyorlar. Özetle yalnızca yatırım yetmez, bunu müşterilerinizin rekabetçi kılınması yönünde kullanılması gerekir.

Ürün gamımıza baktığımız zaman oldukça fazla sayıda üretim gerçekleştirebiliyoruz. Kesici, delici, vidalı takımların hepsini üretebiliyoruz. Son olarak komple sert metallerinde eklendiği ürün gamımız standart olarak 3500 civarında. Fakat sipariş ettiği bir ürünü bir daha kullanmayan ve her siparişte yeni beklentileri olan müşterilerimiz var. Bunları dikkate aldığımızda üretim çeşitliliğimiz yaklaşık 50 bin kaleme çıkıyor. Evar’ın bu esnek üretim kabiliyeti sanayicilere katkı sağlarken, şirketimizin bugünkü başarının altında yatan temel nedenlerden biridir aynı zamanda.  2013 yılında malzeme çeşitliliğine göre ürün gruplarını oluşturmaya başlayacağız. Özellikle;  çelik, alüminyum, paslanmaz, bakır ve pirinç malzemeler için 5 ana gruptan oluşan üretim yapacağız. Bunun için bazı işbirlikleri de gündemde.

“Evar Akademi 40 yıllık yanlışların önüne geçecek”

2013 yılının Ocak ayından itibaren zaten çok iyi işleyen bayi ilişkilerimizi bir adım daha öteye taşımayı planlıyoruz. Bilgi birikimimizi aktarmak ve onlardan gelecek istekleri değerlendirmek adına daha çok sahada olacağız. Nihai hedefimiz ise bir akademi oluşturmak. Evar Kesici Takım Akademisi, bayi çalışanlarını periyodik eğitimlerle destekleyerek sektörel bilgi düzeyinin artırılmasını sağlayacak. Bu sayede kullanıcıların ürünlerimizden maksimum düzeyde verim elde etmeleri mümkün kılınırken, bilinç ve bilgi düzeyi yükseltilmiş olacak.

Eğitimlere katılıp başarıyla tamamlayan herkes bir sertifika alacak. Akademinin ilk adımı geçtiğimiz aylarda Kayseri’de düzenlenen ve yoğun ilgi gören eğitimle atılmış oldu. 300’ün üzerinde katılımcının yer aldığı eğitimde uygulamalı çalışmalar yapıldı.

Eğitimi zorunlu bir ihtiyaç olarak görüyoruz. Zira yıllardır doğru bilinen yanlış uygulamaların sayısı oldukça fazla. Teknoloji, malzeme ve ürünler her geçen gün değişiyor. Buna hakim olmak, doğru yerde doğru ürünü kullanmak şart.  Bunu dile getirdiğiniz zaman, “Ben 40 yıldır bu malzemede, bunu kullanıyorum” yanıtını alabiliyorsunuz. İşte sorun burada; “Demek ki 40 yıldır yanlış yapıyormuşsun” u insanlara aktarmamız gerekiyor. Bu sayede zaman, maliyet gibi unsurlardan tasarruf edilmesi ve işletmelerin daha verimli hale getirilmesi mümkün. Evar Akademi bunu başarabilmek için misyon üstlenecek.

Yine meslek liseleri ve çırak eğitim merkezlerinde sürdürdüğümüz eğitimleri de bu kapsamda bir adım öteye taşıyacağız. Tekirdağ’daki fabrikamızın yanı başında bulunan Namık Kemal Üniversitesi ile de sıkı bir işbirliği içerisindeyiz. Üniversite-sanayi işbirliğinin iyi bir örneği olan bu çalışmaları da ilerleyen dönemde genele yaymayı planlıyoruz. Kısacası Evar, sektörden kazandığını yine sektöre yatıran bir anlayışla hareket ediyor.

Evar’ın bu yeni yapıyla birlikte yol haritası nedir? Uzun vadeli konuşmak gerekirse, şirket nasıl bir noktada konumlanacak?

Evar’ın Yıldız Holding bünyesine dahil olmasından sonra  finansal altyapısı çok kuvvetlendi. Finansal gücün nasıl yönlendirileceğiyle ilgili strateji tamamen üretim odaklı şekilleniyor. Ciddi bir değişim içerisindeyiz, Ürün gamından ambalaja kadar her şey yenilikçi bir anlayışla düşünülüyor. Hatta Evar logosu da bu değişimi destekleyecek şekilde yeniden tasarlanıyor. 2013 bizim için gerçekten çok farklı bir yıl olacak. Şuanda 5 bölgede 5 pazarlama temsilcisiyle hizmet veriyoruz. 2018 yılına geldiğimizde pazarlama kadromuz 20’nin üzerine çıkacak. Bunun 17 kişilik kısmını bayi sorumluları oluşturacak. Geri kalan 10 kişiyi de son kullanıcıya hizmet veren mühendisler oluşturacak. Bugünkü cironun yaklaşık 10 katı bir ciro hedefliyoruz. Bunların rakamsal olarak hangi ürünlerle gerçekleştirileceği,  yeni ürünlerin neler olacağı şimdiden belirlenmiş durumda.  Bazı özel ürünler üzerinde çalışmalarımız devam ediyor, deneme üretimlerimiz yapılıyor. 2013 yılında hem yeni ürünler gelecek, hem de Türkiye’de olmayan ürünleri üretmeye başlayacağız.

“Evar kalitesi tüm dünyaya ulaşacak”

Evar mevcut durumda iç pazara odaklansa da, kısa sürede global pazarlarda da varlığını pekiştirebilecek kadar güçlü bir noktada bulunuyor. Önemli hedeflerden biri de bu. Ancak agresif bir büyümeden ziyade basamakları güvenli bir şekilde çıkacağız. Öncelikli hedef komşu pazarlar. Örneğin İran’dan ciddi talep var. Yine bayilerimiz aracılığıyla Azerbaycan’a Türkmenistan’a mal gönderiyoruz. Oralarda bir distribütörlük oluşturmayı düşünüyoruz. Evar Türkiye’deki oluşumu bitirdiği ve bu oluşumu destekleyecek üretimi de sağladığı zaman İran, Irak, Suriye, Türki Cumhuriyetler, Mısır ve nihayetinde Avrupa’ya açılacak.

banner23

    Yorumlar

GAZETE MANŞETLERİ
banner16

?Hangi Ülkenin Aracını Kullanıyorsunuz?

banner17
SAYFALAR
ARŞİV
banner18

banner9

banner2